1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Pakistan'a boykot tepkisi

3 Aralık 2011

Pakistan'ın hafta başında yapılacak Afganistan Konferansı’na katılmayacak olması, tartışmaya neden oldu. Uzmanlar, Pakistan'ın Afganistan politikasını Deutsche Welle'den Ute Hempelmann'a değerlendirdi.

https://p.dw.com/p/13LeX
Fotoğraf: AP

Rekabet etmek, çekişmek ve birbirinden yararlanmak, sonra da sözde düşmanlara karşı birbirine arka çıkma gösterisi yapmak, Afganistan - Pakistan ilişkilerinde artık sıradan bir süreç. Bir çok uzman gibi Sarmad Hüseyin de Pakistan'ın Afganistan'ı Hindistan'a karşı bir hamle olarak gördüğünü düşünüyor.

Bölgede yaşananları yıllardır dikkatli izleyen Pakistan doğumlu Sarmad Hüseyin, Berlin'de bir Alman parlamenter için çalışıyor ve bir yandan da Pakistan'la ilgili bir oluşturduğu tartışma grubuyla ilgileniyor. Hüseyin, Pakistan'ın Hindistan ile savaşa girmesi halinde Afganistan'ı bir nevi sığınak olarak kullanma hesabını yaptığını, ama planlarının tutmadığını belirtiyor.

"Düşmanla mı çevrili?"


Afganistan ise son dönemde Pakistan'ın ezelî düşmanı Hindistan ile ilişkilerini hayli geliştirdi. Bu, İslamabad'ın en büyük korkularından biriydi. Bu korkuyu anladığını belirten Sarmad Hüseyin, ancak Pakistan'ın komşusu ile ilişkilerinde izlediği tutumu eleştiriyor.

Sarmad Hüseyin
Sarmad HüseyinFotoğraf: DW/Hempelmann

Hüseyin, on yıl önce yine Bonn'da düzenlenen uluslararası Petersberg Konferansı'nda Pakistan'ın Afganistan'a yardım sözü verdiğini, ancak uygulamada aksini yaptığını söylüyor. Sarmad Hüseyin, Pakistan'ın başta iyi niyet gösterdiğini, ama zamanla Petersberg sürecinden kendini çektiği görüşünde.

Pakistan'ın "iki farklı yüzü"

Daha sonra sonu gelmez oyunların başladığını belirten Hüseyin, “Devamlı iki taraflı oynanan oyunlar Afganistan'da istikrarsızlık ve huzursuzluğa yol açtı. Ve Pakistan, Afganistan'ı daha çok – Pakistan gizli servisleri de bunu itiraf ediyor – düzenli tedavisi yapılan, ama bir yandan da tamamen doktora ihtiyaç duymayacak şekilde iyileştirilmeyen bir hasta olarak görüyor“ değerlendirmesinde bulunuyor.

Terörle mücadele

Pakistan, iki hafta kadar önce NATO birliklerinin topraklarında düzenlediği hava saldırısından sonra Salı günü konferansa katılmayacağını açıkladı. NATO güçlerinin Afganistan sınırındaki iki karakola düzenldediği saldırıda 24 Pakistan askeri ölmüş ve İslamabad operasyona büyük tepki göstermişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Hina Rabbani Har ise teröre karşı mücadelede kararlı olduklarını vurgularken, öte yandan ülkede meydana gelen terör olaylarının bir kısmından ise Pakistan gizli servisi ISI sorumlu tutuluyor.

Almanya'nın 2008 yılına kadarki eski Pakistan büyükelçisi Gunter Mulack, Pakistan'da yaşanan gelişmeleri nedeniyle oldukça endişeli. Mulack'a göre, Pakistan'da terör, sivil halkı, orduyu ve hükümeti tehdit eder boyuta ulaştı. Nitekim 2001 yılından bu yana binlerce Pakistanlı terör kurbanı oldu.

Pakistan'ı bekleyen sorunlar

Öte yandan Pakistan bugüne kadar Afganistan'dan kaçan milyonlarca mülteciyi kabul etti. Hatta Pakistan'da Afganistan'dan daha fazla Peştun yaşıyor. Yine de Pakistan aslında komşusuna gerçekten yardım edebilecek kadar güçlü değil.

Gunter Mulack
Gunter MulackFotoğraf: DW/Hempelmann

Pakistan'ın kendi ülkesinde çözmesi gereken yığınla sorun var. İslamabad'ın hiçbir etkisinin olamadığı Afganistan'la sınır hattında yuvalanan militanlar ya da sayıları giderek artan fanatik dinciler gibi.

Almanya'nın eski Pakistan büyükelçisi Gunter Mulack, İslamabad'ın terör tehlikesinin bilincinde olmasına rağmen iki taraflı bir politika izlediğini belirterek “Pakistan bazı terör gruplarını gizli dış politikaları doğrultusunda kullanıyor. Böylece Afganistan üzerindeki etkisini dolaylı yoldan güvenceye alıyor“ diyor.

Barış isteniyor mu?

Pakistan'da “Cinnah“ adlı düşünce kuruluşunun yaptığı araştırmaya göre bölgede herkes barış istiyor. Ancak pek çok Ortadoğu uzmanı ise bölgede akan kanın kısa vadede durdurulmasını olası görmüyor ve düzenlenecek 2'inci Afganistan Konferansı'nın etkili olabileceğine de kuşkuyla yaklaşıyorlar.


© Deutsche Welle Türkçe

Hempelmann, Ute / Çeviri: Deniz Eğilmez

Editör: Hülya Köylü