1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

'Etrafındaki çember daralıyor'

23 Aralık 2013

Türkiye'de hükümetin üst düzey yetkililerine dek varan yolsuzluk skandalı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı zor durumda bıraktı.

https://p.dw.com/p/1Af8Z
Recep Tayyip Erdoğan
Fotoğraf: picture-alliance/AP

Rüşvet operasyonuyla ilgili olarak mahkemeye sevkedilen 49 kişiden, aralarında İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Kaan Çağlayan, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan ve operasyonun kilit ismi işadamı Reza Zerrab'ın da bulunduğu 14 kişi tutuklanmıştı.

Aralarında İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'ın da bulunduğu 50 dolayında müdürün görev yeri daha önce değişmişti. Ancak emniyet bünyesindeki operasyon ara vermeksizin devam ediyor. Hafta sonunda 25 polis müdürünün daha görev yeri değiştirildi. Böylece görevden alınan polis müdürü sayısı 70'i aştı.

Pakistan'a gitti

Fransız haber ajansı AFP, konuyla ilgili haber-analizinde, "Erdoğan'ın etrafındaki çemberin giderek daraldığına" işaret etti. Gözlemciler Türkiye'deki son gelişmeleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile halen ABD'de yaşayan Fethullah Gülen arasındaki bir güç mücadelesi olarak yorumluyor. AFP Ajansı, Gülen Hareketi'nin özellikle emniyet ve adalet teşkilâtında kadrolaştığına dikkat çekiyor.

Operasyonla ilgili açıklama yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gelişmeleri "karalama kampanyası" olarak tanımlamış, bazı büyükelçilerin son günlerde provokatif eylemlerin içerisine girdiğini belirterek, isim vermeksizin ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone'yi eleştirmişti. Erdoğan, ülkesindeki gelişmelere rağmen Pakistan gezisini ertelemedi.

ABD Büyükelçisi ile ilgili iddia

Büyükelçi Ricciardone'nin bir süre önce bir toplantıda, “İran’a uyguladığımız ambargoyu Halk Bankası ile kaldırdılar" diyerek Erdoğan hükümetini eleştirdiği iddia ediliyor. Ricciardone, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği resmi Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "ABD ile Türkiye arasındaki dostluk ve işbirliği iki ülke için de hayati öneme sahiptir. Hiç kimse ABD-Türkiye ilişkilerini asılsız iddialarla tehlikeye atmamalıdır. Böyle bir toplantı yapılmadığı gibi haberlerde ortaya atılan iddiaların da tümü tamamen yalan ve iftiradır" ifadelerine yer verdi.

'Yolsuzluk bir Türk hastalığı'

Türkiye'deki gelişmeler, Alman medyası tarafından yakından takip ediliyor. Süddeutsche Zeitung, konuya ilişkin yorumunda şu satırlara yer verdi: “Yolsuzluk eski bir Türk hastalığı. Bahşiş skandalları geçmişte de hükümetleri devirdi. O dönemlerin partileri unutuldu gitti. Başlarda AKP tüm bunlardan ders çıkarmış gibi görünüyordu. Ülkeyi reforme etti, yatırımcılara açtı, adam kayırmaya karşı mücadele etti. Ama güzel niyetler yeterli olmadı. Şimdi bir zamanların reformcusu Erdoğan partisini giderek bataklığın dibine sürüklüyor. Hâlbuki istediği, ülkesini Ortadoğu’nun AB ile bağı olan yegâne örnek demokrasisi haline getirmekti.”

'Erdoğan tehlikeye atıyor'

Frankfurter Rundschau gazetesi ise Erdoğan’ın skandal karşısındaki tutumunu eleştirdi: “Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan giderek yayılan yolsuzluk skandalına yönelik her yeni tepkisinde, bu işten zarar görmeden çıkma şansını tehlikeye atıyor. En yakın çevresinde ayakkabı kutularında milyonlarca dolarlık kara para saklayan, vergi paralarını cebe indiren şüpheli şahıslar karşısında kendisini bunları tasfiye eden temiz adam olarak gösterme şansını şimdiden kaçırdı. Suçlanan bakanları kovmak ve zarar gören ahlâklı politikacı imajını cilalamak yerine dinci rakibi Fethullah Gülen’in kendisine yönelttiği suçlamanın aynısını yapıyor. ‘Yakalayın hırsızı’ diye bağıran hırsız gibi davranıyor.”


© Deutsche Welle Türkçe

DW/AFP/BK/NH/AG