1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Cihatçıların sosyal medya cephesi

8 Eylül 2014

Radikal İslamcı 'İslam Devleti' örgütü ideolojik açıdan gerici görüşleri savunsa da 21'inci yüzyılın teknolojik imkânlarını propaganda amaçlı kullanmaktan çekinmiyor. Örgüt sosyal medyada oldukça etkin durumda.

https://p.dw.com/p/1D8zG
Fotoğraf: imago/Schöning

İslam Devleti üyesi cihatçılar Youtube, Twitter, Facebook, Instagram gibi popüler sosyal medya ağlarının hemen hepsini propaganda amaçlı kullanıyor. Örgüt hem yandaş kazanmak hem de karşıtlarını caydırıp korkutmak için sosyal medyaya ağırlık veriyor. Alman istihbarat birimlerinin DW'ye verdiği bilgilere göre, İslam Devleti'nin sosyal medya faaliyetleri özellikle gençleri hedef alıyor. Farklı dillerde hazırlanmış internet siteleri veya çatışmaları an be an veren Twitter hesabı gibi uygulamalar dikkat çekiyor. King's College London'dan radikal gruplar konusunda uzman Prof. Peter Neumann, propagandanın özellikle yabancı ülkelerde yaşayan Müslümanlara yönelik olduğunu söylüyor. Neumann, “Bütün bu propaganda, İslam Devleti'ne yeni üye kazandırmayı amaçlıyor. Özellikle de belli nitelikleri ve becerileri olanları… Diyelim ki Almanya'da biri tamirci olarak çalışıyorsa, bu örgütün de işine geliyor. Ancak diğer yandan yeni propaganda malzemeleri oluşturmaya ve Batı'yı hedef almaya da yarıyorlar. Yani, İslam Devleti'nin Batı'ya yönelik bütün propagandası örgütün içindeki Avrupalı savaşçılar tarafından organize ediliyor" diyor.

Dr. Peter Neumann
Peter NeumannFotoğraf: Peter Neumann

Avrupalı cihatçı tehlikesi

Propaganda etkisini gösteriyor. New York'ta bulunan güvenlik şirketi Soufan Grup'un haziran ayında yayımladığı bir araştırmaya göre, 81 farklı ülkeden yaklaşık 12 bin cihatçı İD'e katıldı. Bunlardan 2 bin 500'ünün Avrupa ülkelerinden, 400'ünün ise Almanya'dan olduğu tahmin ediliyor. İngiliz düşünce kuruluşu Demos'tan Jamie Bartlett de İslam Devleti'nin propaganda faaliyetlerinin ABD ve Avrupa'dan örgüte destek veren gençler tarafından hazırlandığı görüşünde: “Sosyal medya, hareketin olduğundan daha büyük olduğu izlenimini yaratmak açısından çok iyi bir araç. İD, bu becerileri sayesinde, Twitter’da kendilerini takip eden bir kitle yarattı ve gerçekte olduklarından çok daha fazlalarmış gibi bir algı uyandırmayı başardılar. 30 bin kişi dolayında olduklarını tahmin ediyoruz fakat sosyal medya hesaplarını takip eden 50-60 bin kişi var. Sosyal medyadaki zorluk bu, hesabın arkasında bir kişi mi olduğundan, yoksa bir kişinin çok sayıda mı hesaba sahip olduğundan asla emin olamıyorsunuz.”

Almanya iç istihbarat teşkilatı Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın Başkanı Hans-Georg Maassen de örgütün Irak'ta sağladığı başarılar ile genç cihatçıların sosyal medyadaki aktiviteleri arasında bir bağlantı olduğu kanısında: “İslam Devleti, diğer radikal İslamcı örgütler El Kaide'nin Suriye'deki kolu El Nusra cephesine kıyasla sosyal medyada çok daha çekici. Kanlı eylemlerden çekinmemeleri, radikallik, acımasızlık insanları çekiyor. Bu da onların bakış açısıyla El Kaide'ye nazaran daha gerçek bir örgüt olduklarını gösteriyor.”

Youtube, Facebook, Twitter gibi popüler sosyal medya platformları, radikal İslamcı propaganda ile mücadele etmeye başladılar. Ancak şu ana kadar sağlanan başarı oldukça mütevazı. Kapatılan her hesabın yerine bir yenisi açılıyor. Ayrıca örgüt, fazla tanınmayan Diaspora gibi platformları da kullanıyor, zira bu tür platformlarda verilerin nereye kaydedildiği bilinmediğinden, silmek de imkânsız.

© Deutsche Welle Türkçe

Matthias von Hein