1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Seks tabusunu özel televizyonlar yıktı

Almanya’da da 1980’li yılların ortalarına kadar televizyon denince akla sadece devlet kanalları geliyordu. Almanya özel televizyonlarla 1984 yılında tanıştı. Özeller, kanıksanan birçok geleneği aştı...

Seks tabusu özel kanalların açılmasıyla birlikte yıkıldı

Seks tabusu özel kanalların açılmasıyla birlikte yıkıldı

Takvim yaprakları 1 Ocak 1984’ü gösteriyor: SAT.1 kanalının yayın hayatına girmesiyle birlikte Almanya'da özel televizyon dönemi başladı. Alman devlet televizyonları ARD ve ZDF artık güçlü rakiplerle karşı karşıyaydı. SAT.1'dan bir gün sonra ülkenin en ünlü özel kanalı RTL de televizyon dünyasına adım atmıştı. Spiker, ilk programda “İyi günler sayın hanımefendiler, beyefendiler. Yeni yıl programımız, Georg-Friedrich Haendel'den ‘Kraliyet Havai Fişek Gösterileri Müziği’ni dinleyebilirsiniz" diyordu.

Almanya'nın ilk özel televizyon kanalı SAT.1 1984 yılında yayın hayatına başladı

Almanya’nın Ludwisburg kentindeki küçük bir televizyon stüdyosunda yeni bir dönem başlıyordu. Derme çatma stüdyo sallanıyordu, spiker Irene Joest’un kıyafeti kiralanmıştı; bu yeni kanala ilk gününde şans tanıyan seyircilerin sayısı ise birkaç yüzü geçmiyordu. O günlerde kuşkusuz hiç kimse özel kanalların ne kadar köklü bir değişime yol açacağını kestirememişti. Zira özel televizyonlar, Almanya’nın medya tarihinde bir mihenk taşı. Özel kanallarla birlikte yeni yayın formatları, ‘zap yapmak' gibi yeni kavramlar ve yeni televizyon spikerleri günlük hayatın bir parçası oldu.

SAT.1'dan sadece bir gün sonra ülkenin en ünlü özel kanalı RTL ikinci özel kanal olarak yayına başladı

"Özel televizyonlar kaliteyi düşürebilir"

‘Biri Bizi Gözetliyor’ gibi televizyon programları, bilgi ve yetenek yarışmaları seyircilerin televizyon izleme alışkanlıklarını tamamen değiştirdi. Seyirci ile televizyon yıldızı, televizyon ile gerçek dünya arasındaki sınır giderek kaybolmaya başladı. 14 - 49 yaş arasındaki grubu ‘hedef kitle' olarak benimseyen yeni televizyonlar birbiri ardına açıldı. Kültürel açıdan bakıldığında bu gelişmelere pek çokları tarafından bir felaket olarak görülüyordu. Dönemin medyadan sorumlu Sosyal Demokrat politikacısı Peter Glotz şöyle konuşuyordu: “Özel televizyonların, yayınların kalitesini düşürme tehlikesi var. Bu durumda, sadece birinin sözünü geçirmesi ve sadece Amerikan filmleri yayınlaması tehlikesi büyük.”

Amaç sağ-sol dengesi

Dönemin Hristiyan Demokrat başbakanı Helmut Kohl, özel kanalların kurulması için yasal yolu açtı. Kohl’ün umudu, kendisine göre Sosyal Demokrat Parti yanlısı yayın yapan devlet televizyonları ARD ile ZDF’i dengeleyebilecek yeni rakiplerin piyasaya girmesiydi. Dönemin Posta ve Telekomünikasyondan Sorumlu Devlet Bakanı Christian Shcwarz Schilling şöyle konuşuyor:

Dönemin Hristiyan Demokrat başbakanı Helmut Kohl, özel kanalların kurulması için yasal yolu açtı

“O dönemlerde devlet televizyonlarının oldukça sol bir yayın anlayışı vardı. ZDF’te bir denge oluşturmayı kısmen başardık. Ancak bu tür sol eğilimli gruplaşmaların olduğunu anladıktan sonra buna karşı ikinci bir sistem oluşturmaya karar verdik, bu da piyasanın rekabete açılmasıydı.”

Ancak ZDF ve ARD'yi dengelemek üzere muhafazakar yayın anlayışını benimsemesi umulan özel kanallar, bunun yerine ucuz Amerikan dizilerini yayınlamaya başladı. Özel kanallar, siyasi içerikli yayınlardan ziyade, kitlenin zevkine hitap edecek yayınlar yapıyordu. Üstelik artık devlet televizyonlarından alışık olunmayan bir yayın unsuru daha vardı: Reklamlar… Programların ya da dizilerin hatta futbol maçlarının arasında durmadan reklam yayınlanıyordu. Federal Kablo ve Uydu Yayınları Birliği’nden Jürgen Doetz özel televizyonların kazanç kaygısına dikkat çekiyor: “Bazılarının doğası, hedefleri farklı, ancak özel televizyonlar genel olarak elbette ki ticari amaçlı. Yani özel televizyon kuranlar bundan para kazanmak istiyor, tıpkı gazete çıkaranların da para kazanmak istemesi gibi…”

Seks tabusu yıkıldı

Özel kanallar ilk etapta büyük bir ekonomik atılım gerçekleştiremedi. 1985 yılında hala devlet televizyonlarının gerisinden geliyorlardı. Bu durum, kanallar kendi programlarını üretene kadar değişmedi. Fakat ekranlarda erotizmin keşfedilmesiyle durum tersine döndü. Örneğin, ilk erotik show ‘Tutti Frutti’ izlenme rekoru kırdı. Seks tabusu özel kanalların açılmasıyla birlikte yıkılmıştı. Erotik içerikli programlar özellikle RTL’in simgesi oldu. RTL’in eski Yönetim Kurulu Başkanı Helmut Thoma eleştirilere karşılık "Yem, balığın hoşuna gitmeli, balıkçının değil" diyordu.

Almanya'da 90’lı yıllardan sonra özel televizyonların sayısı hızla arttı. Çetin rekabet, devlet televizyonların anlayışının da özel televizyonlarınkine yaklaşmasına yol açtı. Bugün Almanya'da Avrupa'nın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar çok kanal var, ancak bu programların kalitesi hakkında bir şey söylemeye yeter mi, bilinmez…










Michael Marek / Çeviri: Başak Özay






Editör: Hülya Köylü