1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

İlk kez cumhurbaşkanı yargılanıyor

Almanya'nın 10’uncu Cumhurbaşkanı Christian Wulff, ‘çıkar sağlamak’ suçlamasıyla 1 Kasım'da hâkim karşısına çıkacak. Hukukçular davanın perde arkasını değerlendirdi.

Almanya'nın 10’uncu Cumhurbaşkanı Christian Wulff

Almanya'nın 10’uncu Cumhurbaşkanı Christian Wulff

Eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff para cezası ödemeyi kabul edip, „görevini suiistimal ettiği” suçlamasından kendini kurtarabilirdi ama yapmadı. Wulff, savcılığın uzlaşma önerisini ret ederek mahkemede kendini savunma hakkında ısrar etti. Hannover Eyalet Mahkemesi Wulff hakkındaki dava başvurusunun onaylandığını ve ilk duruşmanın kasım ayı başında yapılacağını duyurdu.


Davanın ağırlık noktasını Christian Wulff’un Aşağı Saksonya eyalet başbakanlığı sırasında eşiyle birlikte Münih bira festivaline yaptığı ziyareti ve pahalı bir oteldeki geceleme masrafını film prodüktörü David Groenewold’un üstlenmesi oluşturuyor. Söz konusu meblağ 800 euroyu bile bulmuyor. Wulff, Münih’te ağırlandıktan sonra Siemens tröstüne bir mektup göndererek, Groenewold’un film projesinin maddi bakımdan desteklenmesini rica etmişti.

Ancak eski cumhurbaşkanı, savcılığın talep ettiğinin aksine rüşvetten yargılanmayacak. Eyalet mahkemesi cürüm unsurunu ‘çıkar sağlamaya’ indirmişti. Hamburg’lu avukat Sascha Böttner rüşvet suçlamasıyla yargılanmanın farklı şartları olduğunu söylüyor: “Rüşvette, rüşvet alanın, görevi suiistimal ederek çıkar sağlamış olma şartı aranır.”

Böttner mahkemenin bu şartın neden yerine gelmediğine karar verdiğini şöyle açıklıyor: “Çıkar sağlamak, makam sahibinin hak etmediği halde çıkar elde etmesi demektir. Christian Wulff ödeme açısından makamında hata yapmadığı, yani yetkilerini kötüye kullanmadığı halde bu parayı kabul etmek suretiyle çıkar sağlamış olmaktadır.”

Wulff iddialara yanıt verdi


Özetle, mahkeme eski cumhurbaşkanının almaması gereken bir hediyeyi kabul ettiği, ancak karşılığında makamının verdiği yetkileri kötüye kullanmadığı noktasından hareket ediyor.

İki yıl görevde kaldı

Avukat Sascha Böttner rüşvete beş yıl kadar hapis cezası verildiğini, çıkar sağlamanın cezasının ise çok daha düşük olduğunu belirtiyor: “Çıkar sağlayana para ya da üç yıla kadar hapis cezası verilebilir. Söz konusu olan 800 euronun cüzi bir çıkar sağlama suçu olduğu söylenebilir. Bu davanın, Wulff'u para cezasına çarptırarak kapatılması mümkündür.”

Christian Wulff’un siyasi kariyerindeki tek pürüzü bu değildi. Wulff 2010 yılında cumhuriyet tarihinin en genç devlet başkanı sıfatıyla; kendi isteğiyle görevden ayrılan Horst Köhler’in yerine seçildikten yalnızca iki yıl sonra, hakkında yolsuzluk soruşturması açılması nedeniyle istifa etmişti.

Wulff başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevleri sırasında eşiyle birlikte aile dostlarının lüks villalarında tatil yapmış, 2008 yılında da ev yaptırırken bir sanayicinin eşinden yarım milyon euro borç almıştı. Eyalet parlamentosunda soru önergelerini yanıtlarken borç aldığı Edith Geerkens’in eşiyle hiçbir ticari ilişkisi olmadığını söylemiş ama sanayicinin eşinden borç aldığını ifşa etmemişti.

Berlin'de Wulff dönemi


‘Bild’ gazetesinin özel krediyle ilgili haberin yer aldığı sayısı basılmadan önce gazetenin yazı işlerini telefonla arayan Christan Wulff tehditkâr bir ifadeyle haberin yayınlanmasını önlemeye çalışmıştı. Bu olaydan birkaç gün sonra basın sözcüsünün işine son vermesi de onu kurtarmaya yetmemiş ve 17 Şubat 2012’de cumhurbaşkanlığından istifa etmişti.

‘İstifası kaçınılmazdı’

Konstanz Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyelerinden Wolfgang Seibel, Christian Wulff’un görevi bırakmasının kaçınılmaz olduğunu söylüyor: “Makama zarar verdiği için istifa etmesi zaruri olmuştu.”

Profesör Seibel, savcılığın uzun ve zahmet dolu soruşturmasına ve binlerce sayfalık dosya tutulmasına rağmen tek bir suçlamadan hakkında dava açılmasının yanı sıra, cezai takibatı gerektirmeyen kusurlarının da bir cumhurbaşkanına yakışmadığını söylüyor: “Wulff’un davranış tarzında, meydana gelen hadiselerden çok onun inanılmaz saflıkla tepki göstermiş olması göze çarpıyor. Çoğu zaman olduğu gibi o da davranışlarının kurbanı oldu.”

Wolfgang Seibel eski cumhurbaşkanı Wulff’un para cezasını ret edip hakkında dava açılmasını istemesini doğru bulduğunu ve davanın itibarını yeniden kazanması için son şansı olduğunu sözlerine ekliyor.


© Deutsche Welle Türkçe

DW/CB/AG/AŞ/NH

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız