ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı John McCain, parti kongresinde delegelere yaptığı konuşmada George Bush’un adını bir defa bile anmamaya özen gösterdi. St. Paul’den Cem Sey’in izlenimleri…
McCain, Cumhuriyetçi Parti kongresinin son gününde konuştu
Cumhuriyetçi Parti’nin St Paul’deki kongresi başlarken, ülkenin güney sahillerini vurması beklenen kasırganın, bu toplantının amacına
McCain ve Sarah Palin kongre salonunu dolduran taraftarlarını elele selamladı
ulaşmasını engelleyeceğinden korkuluyordu. Dün kongre biterken, bu korkular yerini mücadele azmine bırakmıştı.
Bunu sağlayan, başkan adayı John McCain’in ve başkan yardımcılığına aday olan Alaska Valisi Sarah Palin’in delegelerin duygularını okşayan konuşmalarıydı. İki politikacı, iktidara gelirlerse yürütecekleri somut politika hakkında fazla bilgi vermedi. Kongreye milliyetçilik, yüzeysel de olsa içinden geçenleri samimiyetle söyleme ve kavgacılık duyguları hakimdi.
John McCain kongrenin son konuşmasını yaparken, partisi adına şu anda başkanlık görevini yürütmekte olan George Bush’un adını bir defa bile anmamaya özen gösterdi. Hatta, Bush’un Irak politikasının en başarılı görünen taraflarını, McCain, kendi başarısı olarak tanıttı.
McCain konuşması sırasında George Bush'un adını anmamaya özen gösterdi
Obama’nın değişim sloganını “çaldı”
Kongrenin ve McCain’in konuşmasının en ilginç tarafı ise kuşkusuz, Cumhuriyetçi aday John McCain’in, Demokrat Partili rakibi Barack Obama’ya büyük başarı kazandıran “Washington’da değişim” stratejisini çalmaya çalışmasıydı: “Yaşlı, çok para harcayan, hiç birşey yapmayan, önce ben, sonra ülke diyen kalabalığı önceden uyarmama izin verin: Değişim geliyor!”
Kongre’nin dönüm noktasını kuşkusuz, başkan yardımcılığına aday gösterilen Alaska Valisi Sarah Palin’in konuşması oluşturdu. Palin, milliyetçilik temelinde ve duyguları kabartan bir konuşma yaptı. Zaten Cumhuriyetçi Parti Kongresi’nin kendine özgü tek sloganı, “önce ülke” oldu. Tüm konuşmalarda, önce ülkenin çıkarları için çalışmak
John McCain ve eşi Cindy
gerektiği devamlı vurgulandı. John McCain de bunu, Vietnam’da nasıl esir düştüğünü ve esareti sırasında nasıl değiştiğini anlatarak yaptı: “Başka bir ülkede esirken, kendi ülkeme aşık oldum. Sadece buradaki yaşam konforu yüzünden değil, onu alçakgönüllülüğü, erdeme inancı, adaleti ve insanlarının iyiliği yüzünden sevdim. Onu sevdim, çünkü, o sadece bir yer değil, uğruna savaşmaya değer bir düşünceydi. Bir daha eskisi gibi olmadım. Bir daha sadece kendimi düşünmedim. Artık ülkeme aittim.”
Partide tüm kanatları birleştirdi
Kongre sonucunda, McCain’in Demokrat Parti adaylarının ön seçimlerle boğuştuğu ayları çok iyi değerlendirdiği ortaya çıktı. Bundan daha sekiz ay önce partisinde güvenilmeyen ve liberal olduğu gerekçesiyle burun kıvırılan McCain, dün aynı partinin tüm kanatlarını arkasında birleştirmeyi başardı.
Ancak McCain, bu kongrenin uzun bir yolun başlangıcı olduğunun da tamamen bilincindeydi. Bu nedenle delegeleri kendisiyle birlikte mücadele etmeye çağırdı:“Ayağa kalkın ve savaşın. Hiç birşey değişmez değildir. Biz Amerikalıyız ve asla teslim olmayız. Asla yılmayız. Asla tarih önünde saklanmayız. Biz tarih yazarız.”