1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

CIA’e sıra dışı başkan

Gençken rahip olmak isteyen Brennan, gazete ilanına başvurarak CIA’e girdi. Ortadoğu’da kritik görevlerde bulunan, tartışmalı operasyonlara imza atan Brennan, 57 yaşında CIA’in başına geçmeye hazırlanıyor.

1970’lerin ortasında New York’ta bir otobüs, Bronx semtinin sokaklarında ilerliyor. İçinde New Jerseyli genç bir adam oturuyor. Adı; John Owen Brennan.  İrlandalı bir göçmen ailenin oğlu olan Brennan, Katolik kilisesine bağlı bir ilkokul ve liseyi bitirdikten sonra bir Cizvit okulu olan Fordham Üniversitesi'ne gidiyor. Eğitiminin ve belki de hayatının amacı; bir rahip olmak. Ancak otobüste New York Times’ın sayfalarını çevirirken gördüğü bir ilan, hayatını değiştiriveriyor. İlanı veren Amerikan Merkezî Haber Alma Teşkilatı CIA, yeni ajanlar arıyor. İşte rahip adayı Brennan için o gün, 25 yıllık CIA hizmetinin ardından onu belki de teşkilatın zirvesine taşıyacak kariyerin ilk sayfası açılıyor.

"CIA başkanlığı için biçilmiş kaftan"

Amerikan Senatosu'ndan onay çıkarsa Brennan, yakında Başkan Obama’nın en üst düzey ajanı, CIA Başkanı olacak. Evli ve 3 çocuk babası, 57 yaşındaki Brennan, dört yıldır Beyaz Saray’ın Terörle Mücadele Başdanışmanı. İşine tutkun ve yorulmak bilmez bir isim. Dinlenmek kelimesinin kendisine yabancı olduğunu söylüyor. Obama, CIA başkanlığına aday gösterdiği Brennan’ın bu iş tutkusunu, “Beyaz Saray standartlarına göre bile efsanevî" diye nitelendiriyor ve "Son dört yılda hiç uyudu mu, emin değilim” diye konuşuyor.

Eski bir ajan olan Brennan, işin mutfağından geliyor. Aynı zamanda Ortadoğu uzmanı olması, Arapça bilmesi ve CIA’in Suudi Arabistan’daki Ortadoğu Bürosu'nun yöneticiliğini yapmış olması dikkat çekiyor.

Alman siyasetbilimci Jörg Wolf da, Brennan’ın CIA başkanlığı için biçilmiş kaftan olduğu görüşünde. Alman-Amerikan dostluğunu geliştirmek için çalışan ve bünyesinde bir düşünce kuruluşunu da barındıran Atlantik Girişimi derneğinden Wolf, şunları söylüyor:

“Obama’nın dışarıdan bir politikacı ya da asker yerine işin içinden gelen bir uzmanı, CIA başkanlığına aday göstermesini, ben olumlu değerlendiriyorum. Zira bir askerin CIA’i yönetmesi halinde teşkilat, bir “terörist öldürme makinesi” gibi görünebilir... Şimdi, Analiz Dairesi'ni de avucunun içi gibi iyi bilen John Brennan'ın aday gösterilmesini, CIA’in temel görevlerine geri döneceğinin bir işareti olarak görüyorum.”

Brennan'a yöneltilen suçlamalar

Wolf, son dört yılda Obama’nın en çok güvendiği isimlerden biri olan Brennan’ın Bin Ladin’in öldürülmesi operasyonu ve “insansız hava aracı” programlarında büyük rol oynadığına da dikkat çekiyor. Ancak "insansız hava aracı" ile yapılan operasyonlar, Brennan’ın en sert eleştiri aldığı konu. Özellikle de Pakistan, Yemen ve Somali’de ölüm listelerine göre hedef vuran insansız hava araçları. Amerikan medyasında Brennan'ın neredeyse her hafta yeni bir öldürülecekler listesi hazırladığına dair haberler yer alıyor.

Amerikalı gazeteci Alex Seitz-Wald, Deutsche Welle’ye verdiği demeçte konuyla ilgili şunları kaydetti:

“Bildiğimiz kadarıyla “insansız hava aracı” operasyonlarının tırmandırılmasının mimarı Brennan'dır. Aynı zamanda dünyanın dört bir yanından teröristlerin adının bulunduğu “ölüm listeleri”nin de. Ben Brennan’ın CIA başkanlığına ille de karşı çıkılmalı demiyorum. Ama hakkında bilmediğimiz çok şey var. Tüm bunların içinde olduğunu biliyoruz, ama kilit rol oynayıp oynamadığını bilmiyoruz. O nedenle Brennan’ın adaylığının oylanması sürecinde ya da öncesinde bu konuda daha fazla bilgi edinmemiz ve tüm bu programlar konusunda gerçek bir tartışma yürütmeliyiz.”

Brennan’a yapılan ikinci bir önemli suçlama da onun, eski Başkan George W. Bush döneminde üst düzey bir CIA yetkilisi olarak, sorgulamalardaki işkence metotlarına göz yumduğu iddiası. Obama Brennan'ı ilk kez 2008 yılında CIA başkanlığına aday gösterdiğinde de bu suçlamalar gündeme gelmiş, Brennan bu suçlamaları reddetmiş ancak adaylıktan da çekilmişti.

Bir zamanlar din adamı olmak isteyen John Brennan, “Hayat kurtarmak için bazen maalesef can almak gerekir” diye konuşuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Hendrik Heinze / Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu