1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Bir devir kapanıyor

Opel’in Bochum’daki otomobil fabrikası hakkında aldığı karar, binlerce aileyi zora soktu.

General Motors (GM) tröstü, sahibi olduğu Opel otomotivcilik şirketinin Bochum tesislerindeki otomobil montajını 2016 yılında sona erdirme kararı aldı.

Bir zamanlar Ruhr havzasının önemli sanayi merkezlerinden biri olan Bochum kenti için bu haber ağır bir darbe oldu. 2008 yılında da mobil telefon markası Nokia, Bochum’daki tesislerini işgücü maliyetinin düşük olduğu Romanya’ya taşıyarak binlerce Alman’ı işsiz bırakmıştı.

Nokia’nın fabrikasını kapatıp 4 bin kişinin işsiz kalmasından sonra Opel kentin en büyük işvereni durumuna gelmişti. Nokia’nın gidişiyle Bochum belediyesi yılda 25 milyon euroluk kurumlar vergisi kaybına uğramıştı.

Kırmızı halıyla karşılanmıştı

Bütün Ruhr havzasının sanayi merkezleri gibi Bochum da 1970’li yılların başlarında demir-çelik endüstrisinin küçülmesiyle başlayan krizi, geleceği olan sektörlerdeki uluslararası şirketlere açılarak göğüslemeye çalışmıştı.

Bochum belediyesinin eski idari işler müdürü Paul Aschenbrenner, o yıllarda Opel’i kırmızı haliyla karşıladıklarını anlatırken, şunları söylüyor:

“Büyük kolaylık gösterdik. Bir milyon 300 bin metrekarelik arsa satın alıp, Adam Opel Anonim Şirketi’ne devrettik. Opel sayesinde 25 binlik istihdam yaratmış olduk. Bugün 3 bin 200 kişinin kalmış olması zamanla ne kadar küçüldüğümüzü göstermeye yeter.”

Büyük hayal kırıklığı

Aschenbrenner, Amerikan GM tröstünün fabrikayı kapatması durumunda belediyenin ne kadar kurumlar vergisi kaybedeceğini söylemek istemiyor. Ama sanayi dünyasının global oyuncularına güvenmediğini, “Büyük şirketler beni hayal kırıklığına uğrattı. Yeniden yapılanma sürecine işsiz kalan elemanların entegre edilmesinin önemini kavramadılar” sözleriyle dile getiriyor.

Ruhr Havzası Sanayi ve Ticaret Odası sözcüsü Rouven Beeck de, sanayi şirketlerini kazanmak için harcadıkları çabanın boşa gittiğini söylüyor. Beeck, “General Motors şirketinin işletmecilik anlayışı hem hatalı, hem de vefasızlık örneğidir. Bunu bütün açıklığıyla dile getirmek gerekir” şeklinde konuşuyor.

Beeck, Amerikan otomotivcilik şirketinin, Almanya’nın mükemmel teknoloji merkezlerinden Bochum’u kendi çıkarları uğruna harcadığını belirtirken, şunları söylüyor:

“GM, Brezilya, Çin, Hindistan gibi büyüyen piyasalara girmesine için, kendi malı olan Opel’e kâğıt üzerinde olmasa da fiilen izin vermemekle şirkete kan kaybettiriyor. Amerikan şirketi aynı zamanda kendi ülkesinde yaptığı Chevrolet’leri Almanya’da bizim Opel’e yapamayacağımız oranda indirim yaparak satıyor.”

Bochum çözüm arıyor

Şirket merkezindeki strateji uzmanları bu duruma tabii aldırmıyorlar. Rouveen Beck, Nokia’dan sonra Opel'in de yelkenleri suya indirmesinin Bochum’u prestij kaybına uğratacağını da teslim ediyor:

“Sanayi merkezi olarak prestij kaybedeceğimiz, muhakkak. Doğrudan ve dolaylı olarak 20, 25 bin kişinin Opel’den ekmek yediğini söyleyebiliriz.”

Ne kadar kan kaybetse de Bochum bazı büyük şirketlerin idari merkezlerini ve teknolojik araştırma ağırlıklı sekiz teknik yüksek okul barındırması bakımından sağlam bir altyapıya sahip. Bochum’u da kapsayan Ruhr havzasının bu bölgesi Almanya’nın ihracat sıralaması beşincisi. Sanayideki yapı değişikliğine kurban gideceği söylenen bölge kentlerinden çoğu kendine gelecek arıyor. Yaratıcılık sektörünün bahşedeceği yeni istihdam kapasitesi sanayi sektöründeki kaybı kapatmaya belki yetmeyecek ama hizmetler sektörüne açılması, Bochum’un kolay pes etmeyeceğini gösteriyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Klaus Deuse / Ahmet Günaltay

Editör: Başak Özay

Önerdiğimiz linkler