1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Afrika hep en yoksul

24 Temmuz 2014

Afrika'nın Sahra Altı bölgesi hala zengin ile fakir arasındaki en büyük uçurumun yaşandığı yer. Bölgede nüfusun yüzde 72’si ya yoksul ya da yoksulluk tehdidiyle karşı karşıya.

https://p.dw.com/p/1CidC
Sudanesische Flüchtlinge in Äthopien
Fotoğraf: DW/C. Wanjoyi

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın son raporuna göre, toplam 91 ülkede yaklaşık 1,5 milyar insan yoksulluğun pençesinde. 800 milyon insan ise yoksulluk tehdidiyle karşı karşıya. Raporda yer alan son veriler dünya çapındaki yoksulların sayısının azalmış olduğunu gösterse de artan eşitsizlik ve yanlış yapısal düzenlemeler büyük tehdit oluşturmaya devam ediyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Afrika Bürosu Başkanı Abdoulaye Mar Dieye'nin raporla ilgili ilk cümleleri umut verici. Dieye, "Afrika kaydettiği ekonomik büyüme ve daha fazla refahın keyfini çıkarıyor. Geçtiğimiz üç yıl içinde gelir, sağlık hizmetleri ve eğitim alanında da başarılara imza atıldı" diyor.

BM'nin açıkladığı yeni Kalkınma Raporu'na göre en hızlı ekonomik büyüme Ruanda ve Etiyopya'da kaydedildi. Bu ülkeleri Angola, Burundi ve Mozambik izliyor.

Ancak raporda sadece olumlu gelişmeler yok. Afrika'nın Sahra Altı bölgesi hala dünyada zengin ile fakir arasındaki en büyük uçurumun yaşandığı yer. Bölgede yaşayan 585 milyon insan, yani nüfusun yüzde 72'si ya yoksul ya da yoksulluk tehdidiyle karşı karşıya.

"Eğitimle doğru orantılı"

Raporu hazırlayan ekibin başkanı Halid Malik, yoksulluk sorunuyla mücadelenin artan güvensizlik nedeniyle kolay olmadığına dikkat çekti. Malik, "İnsanların kendini savunabilmesini, sağlık ve eğitime ne ölçüde ulaşabildikleri belirliyor. Eğer daha eğitimli, daha zenginseniz, o zaman risklerle daha iyi mücadele edebiliyorsunuz. Yaşadığınız yerdeki pozisyonunuz da önemli. Ülkenizde azınlık olup olmadığınız önem taşıyor" diye konuştu.

Malik, özellikle göçmenler, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve etnik grupların sosyal dışlanma tehlikesiyle daha sık karşılaştığına işaret ediyor. Özellikle de eğer hastalanır ya da işlerini kaybederlerse.

Halid Malik dünya nüfusunun yüzde 80'inin sosyal güvenceden mahrum olduğuna da işaret ediyor. Malik ayrıca dünya nüfusunun yüzde 12'sinin kronik açlık çektiğini ve tüm çalışan nüfusun yaklaşık yarısının, yani 1,5 milyar insanın çok kötü çalışma şartlarına sahip olduğunu belirtiyor.

İnsani Gelişim Endeksi

Uzmanlara göre yoksulluğa neden olan bu koşullar sanayi ülkelerinde yaşayanları gelişmekte olan ülkelerde yaşayanlar kadar derinden etkilemiyor.

BM, her yıl 187 ülkenin verilerini inceleyerek İnsani Gelişim Endeksi'ni hazırlıyor. Listede Norveç, Avustralya ve İsviçre en gelişmiş ülkeler olarak yer alırken, Almanya altıncı sırada. Listenin sonundaki ülkelerin büyük bölümünü ise Sahra Altı Afrika ülkeleri oluşturuyor. Sıralamanın en sonunda da Nijer bulunuyor.

Berlin Nüfus ve Kalkınma Enstitüsü'nden Ruth Müller'e göre Afrika'daki yoksulluğun başlıca sebebi nüfus artışı. Müller nüfus arttıkça sosyal hizmetlerin yetersiz kaldığına işaret ediyor.

BM Kalkınma Raporu'nu hazırlayan ekibin başkanı Halid Malik ise sosyal güvencenin gayrısafi yurtiçi hasılanın yüzde 3 ila 5'iyle bunun için gereken kaynağın karşılanabileceği görüşünde. Bunun gelişmekte olan ülkeler için bile karşılanabilir bir rakam olduğunu belirten Malik bu yatırımın sonunda çok büyük oranda refah sağlanacağını kaydediyor.

Diğer etkenler

Ancak yoksulluğa neden olan kestirmesi önceden neredeyse imkansız bazı etkenler de mevcut. Mali kriz, iklim değişikliği, mülteci akını... Birleşmiş Milletler Kalkınma Raporu'na göre bu tip durumlarda ise bölgeye kısa vadeli acil yardım ulaştırılması gerekiyor.

BM Kalkınma Raporu

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın son raporuna göre, toplam 91 ülkede yaklaşık 1,5 milyar insan yoksulluğun pençesinde. 800 milyon insan ise yoksulluk tehdidiyle karşı karşıya. Raporda yer alan son veriler dünya çapındaki yoksulların sayısının azalmış olduğunu gösterse de artan eşitsizlik ve yanlış yapısal düzenlemeler büyük tehdit oluşturmaya devam ediyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Stefanie Duckstein